kalpatisi35

Kalp Atışı grubuna kayıt olun

E-posta: Bu grubu ziyaret et

'ta Kalp Atışı grubumuza katılın.

Sevgim olmasa, bir hiçim.

 Tanrı sevgidir.

Ana Sayfa | Sevgi Nedir? | Biz Kimiz? | Tarihçemiz | Sevgi Taşları | Faaliyetler | Fotolar | Video | İrtibat | About Us


Kalp Atışı Pandomim Topluluğu

Pandomim topluluğumuz 2008 yılında, İzmir, Türkiye’de kuruldu. Gösterilerimizin ana konusunu “fedakâr sevgi” oluşturmaktadır. Vermenin, almaktan daha iyi olduğunu vurguluyoruz. Yasaların, toplumun törelerinin veya karşılıklı menfaat ilkelerinin gerektirdiğinin çok daha ötesinde vericiliğe sahip, üstün bir sevgi kavramının altını çiziyoruz. Skeçlerimizin birçoğu, ağırlıklı olarak ben*merkezci davranışları hicveden ve bu tür yaklaşımların basiretsizliğini sergileyen mizahi unsurlar içermektedir. Pandomim sanatının çocuksu masumiyeti, önyargıları yumuşatabilmekte ve idrak edilememiş gerçekleri izleyicilerin yüreğine nazikçe işlemeye imkân tanımaktadır.
Bu topluluk, kişisel bir trajedi sonucu doğmuştur. Topluluğun kurucularından birinin annesi, 2006 yılında evinin yakınlarında yürüyüş yaparken dikkatsiz bir sürücü tarafından öldürüldü. Kurucu, yüreğinin derinliklerinde yaptığı bir yolculuğun ardından kendi yaşamında sevgi konusunda büyük bir eksiklik olduğunu keşfetti. Sevgiyi aramak için çabalarken, başkalarını da aynı arayışa yönlendirmek arzusuyla büyük bir sevinç hissetmeye başladı.

Marcel Marceau, pandomim sanatını “yüreğin dili” olarak adlandırdı. Böylece, pandomim sanatının başka insanların yüreklerinde sevgi özlemi uyandırmak için mükemmel bir araç olabileceğini anlaşıldı. Pandomim kültür, yaş, cinsiyet, ideoloji, etnik köken, dil, zihin kapasitesi, sosyal statü ve hatta işitme becerisi gibi sınırların tümünü aşmayı ve mesajını iletmeyi başarmaktadır. Araştırmalar, kullandığımız sözcüklerin iletişimin yalnızca %7’lik bölümünü oluşturduğunu göstermektedir. Gerçekleştirdiğimiz pandomim etkinlikleri, sözsüz iletişimin ne kadar etkili olabileceğini bizlere göstermiştir.

Pandomim, ince bir sanattır. Açık meydanlarda veya alışveriş alanlarında, toplum düzenini ya da ticari faaliyetleri aksatmadan icra edilebilir. Mesajını izleyicilerin zihnine, kendi rızaları olmaksızın zorla sokmaz. İcra ettiğimiz pandomim skeçleri günlük yaşamdan, zamanla doğruluğu teyit edilmiş özlü sözlerden ve eski çağ bilgeliğinden esinlenmektedir. Pandomim, bu sanatı icra eden sanatçıyı mimiklerini ve ifadelerini herkes tarafından bilinen ve paylaşılan düzeye indirgemeye mecbur bırakır. Yorum ve sonuç çıkarma aşaması izleyicinin kendisine bırakılır. İzleyici de bunu, kendi tecrübelerine dayanarak gerçekleştirir. Örneğin, müzik enstrümanlarının “ima edildiği” bir skeçte, oyuncu bir gitar çaldığını hayal etmektedir. Ancak izleyicilerden biri kendi zihninde bir bağlama hayal edebilir. Nötr renkler (siyah ve beyaz), cildi ve saçları bütünüyle örten uzun kollu gömlekler, pantolonlar ve şapkalar oyuncular arasındaki fiziksel farklılıkları en az seviyeye indirger. Pandomim sanatı, insanların genel olarak düşündüğümüzden çok daha fazla ortak yanı olduğu gerçeğini vurgular.
Türkiye’den ve diğer uluslardan gönüllülere eğitimler vermekteyiz. Topluluğumuza katılanlar, insanların önünde özbilinçlerini yenme fırsatı bulmakta, farklı kültürlerden oluşan ve sevgi yaymak için birlikte çalışan bir topluluğun parçası haline gelmektedir. Topluluğumuza 2008 yılında Türkiye’de yaşayanların yanı sıra Romanya ile ABD’den gelen misafir gönüllüler katılmıştır. Eğitim almak için Romanya’dan gelen bir devlet okulu öğretmeni, öğrencilerini eğiterek temel pandomim becerileri kazandırmıştır. Bu grup artık, engelliler de dâhil olmak üzere diğer çocuklar için gösteriler düzenlemektedir. Bu öğretmen, böylece en zorlu bazı öğrencilerinin enerjilerini, başkalarına yararlı olabilecek biçimde kanalize etmeyi başarabilmiştir.

Kanser ve başka ağır hastalıklar yüzünden tedavi gören çocukların yattığı hastanelere gösteriler yapmak üzere davet edilmekteyiz. Ayrıca, kâr amacı gütmeyen ve çeşitli hastanelerde yatan çocuklara moral vermeyi amaçlayan bir cemiyetin üyelerine ücretsiz pandomim eğitimi verme ayrıcalığına sahip olmuş bulunuyoruz.

TOPLULUĞUMUZUN ADI NEDEN “KALP ATIŞI”?

Topluluğumuz, evli bir çift tarafından kurulmuştur. Kuruculularımızdan biri, 1997 yılında Türkiye’ye taşınmadan önce durmuş kalpleri yeniden çalıştıran bir uzman olarak görev yapıyordu. Doktorlara ve hemşirelere, insanları kalplerinin durmasının ardından tekrar yaşama nasıl döndürebilecekleri konusunda eğitimler vermekteydi (İleri Kalp Yaşam Desteği). Kalp hastalıkları, dünyada önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Kanser, AIDS, sıtma ve tüberkülozun öldürdüğü insanların toplamından daha fazla insanın ölümüne neden olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de her iki dakikada 1, ABD’de ise dakikada 2 insanın ölümüne sebep olmaktadır.
Kalp hastalıkları yaşam biçimlerindeki küçük ve basit değişikliklerle önlenebilir. Örneğin, sigarayı bırakmak ve sağlıksız yağları kullanmaktan vazgeçip sağlıklı yağları tercih etmek kalp krizi ve felç riskini azaltmaktadır. Topluluğun kurucusunun, Türk zeytinyağını “dünyadaki en büyük ölüm nedeninin en eski ve tabii ilacı” olarak tanıtmasının nedeni budur.
Ancak, insanlığın iyileştirilmesi bu kadar kolay olmayan daha büyük bir kalp hastalığı vardır. Bu, koroner (kalp atardamarı) kasların bozulması veya atardamarların tıkanmasıyla ilgili bir rahatsızlık değildir; varlığımızın en derin parçasında bulunan habis bir hastalıktır. Çevremizde, bu hastalığın tüm belirtilerini görebiliriz: Depresyon ve intihar, stres ve mutsuzluk, aile içinde çatışmalar ve ayrılıklar, ekonomik krizlerin ardından gelen güven çöküşü, adaletsizlik ve zulüm, çevremizin tahribatı, vahşi suçlar ve savaş… Birçok insan sevgiden yoksun hale gelmektedir. Yüreklerimiz sanki etten değilmişçesine, taşlaşmaktadır. Bu durum o kadar yaygındır ki, artık normal görülmeye başlanmıştır. Ancak normal değildir. Bazen yüreklerimizi hiç durmadan TV seyrederek, yüzeysel ilişkiler kurarak, uyuşturucu ve alkol kullanarak veya zevk ya da konfor peşinde koşarak duyarsızlaştırmaya çalışırız. Eğitim, ekonomi, politika, bilim ve din sayesinde hastalığın belirtilerinden bazılarını dindirmiş olsak da, bu sözüm ona çarelerin hiçbiri sorunun köküne inmeyi başaramaz. Ölmüş kalplerimizin yeniden çalıştırılmasına ihtiyacımız vardır. Yeniden sevebilen yüreklere ihtiyacımız vardır.
Çağdaş Türkiye’nin kurucusu Atatürk, “yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle barış içinde yaşayan bir dünya tasavvur etmiştir. Kalıcı barış bireylerin yüreklerinde başlar ve oradan ailelere, komşulara, toplumlara, uluslara ve daha ötesine yayılır. Sevgi ve barış öncelikle kendi yüreklerimizde hüküm sürmelidir. Bazı insanlar harici düşmanlara lanetler okuyup nefreti körükleseler de, gerçek düşman kendi içimizdedir. Eski bir Ortadoğu özdeyişi şöyle der: “Kendini denetleyebilen kişi kentler fethedenden üstündür.” Karşılaştığımız en büyük savaşlar, kendi içimizde olanlardır. Yüreklerimizde, hakikat yalanlara karşı savaş açar ve yalanlar hakikati alt etmeye çalışır. Sevgi kayıtsızlığa, bencilliğe ve korkuya karşı savaşır. Sevinç ve bıkkınlık, tıpkı huzur ve kaygı, sabır ve öfke, nezaket ve şehvet, cömertlik ve açgözlülük, merhamet ve öfke, alçakgönüllülük ve kibir, iyilik ve tembellik gibi birbirlerine karşı savaş açar. Tüm bunlar, içimizde birbirleriyle savaşır.
Bir pandomim gösterisini izlemek buz gibi soğumuş bir yüreği canlandırmaz, ama bir umut ışığı yakabilir. Bu, “Yalnız olmadığını bilmekten” ileri gelen bir umut ışığıdır. Başka bir eski özdeyiş şöyle demektedir: “Yürek kendi acısını bilir, Sevinciniyse kimse paylaşmaz.” Kalp hücrelerinin içine, kalbin ahenk içinde atmasını sağlayan bir yapıtaşı yerleştirilmiştir. Bilim adamları farklı ritimlerde atan iki kalp hücresini almış ve bu hücreleri birbirleriyle temas edebilecekleri bir yere koymuşlardır. Bunun sonrasında, hücrelerin birbirine uyum sağladıklarını ve aynı ritimde atmaya başladıklarını görmüşlerdir. Pandomim sanatında yürekten yüreğe iletişim söz konusudur. Pandomim sanatçısı ve izleyici sadece yürek dilini konuşarak bu gizli ritmi yakalayabilir. Büyük sevinç, keder, mizah, hakikat ve sevgi, izleyici kendi düşünceleriyle ve sessizce mesajı yorumlarken izleyicinin yüreğine ulaşabilir.
“Kalp Atışı” Pandomim Topluluğu’nun amacı, soğumuş yüreklerin canlandığını görebilmektir. Sergilediğimiz pandomim gösterileri sağlıklı olanlara ulaşmayı değil, kalpleri fena halde kırılmış, yürekleri kederle dolmuş, yüklerle ağırlaşmış kişilere ulaşmayı amaçlamaktadır. Amacımız insanları harekete geçirip kendilerine sorular sormaya yönlendirmek ve onları yeniden atmaya başlamış, hakiki sevgiyi verebilecek ve de tecrübe edebilecek bir yürek arayışına sevk etmektir. Yüreklerine dokunmayı başardığımız insanlarla sevgi hakkında sohbet toplantıları düzenlememizin nedeni budur.

MALİYET: İşe en temel ve de basit malzemeler olan zamanımız ve de fiziksel varlığımızla, çok az gereç kullanarak başlıyoruz. Sanatımızı, ücretsiz olarak icra ediyoruz. Oyuncularımızın tümü gönüllü olup, bütün etkinliklerimiz gönüllü hizmet temeline dayanmaktadır. Sahip olduğumuz her şeyi karşılıksız aldığımız gibi, karşılıksız olarak vermeyi ayrıcalık sayıyoruz.

DAVET: Eğer bütün bunlar size idealist saçmalıklar olarak geliyorsa, lütfen bizleri göz ardı etmekten çekinmeyin. Sessizce iletişim kurmaya çalıştığımıza göre, bizleri göz ardı etmek son derece kolaydır. Fakat yüreklerinizin derinliklerinde bir yerlerde bizim düşüncelerimizle uyum içinde atan bir kıpırtı hissediyorsanız, lütfen bize katılın. Sizlerle buluşmaktan, bir bardak çayı paylaşmaktan mutluluk duyarız. “Sevgi Sohbetlerimiz”e katılmak isteyen herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Eğer İzmir’de yaşıyorsanız, yanınıza gelip sanatımızı sizlerin önünde icra etmekten mutluluk duyarız.

Sevgilerle, D&A (Dennis & Alexandra)


  Ana Sayfa | Sevgi Nedir? | Biz Kimiz? | Tarihçemiz | Sevgi Taşları | Faaliyetler | Fotolar | Video | İrtibat | About Us

©2009 kalpatisi.org 

MSN: kalpatisi35

Facebook