|
 |
Kalp
Atışı Pandomim Topluluğu |
|
Pandomim topluluğumuz 2008 yılında,
İzmir, Türkiye’de kuruldu. Gösterilerimizin ana konusunu “fedakâr sevgi”
oluşturmaktadır. Vermenin, almaktan daha iyi olduğunu vurguluyoruz.
Yasaların, toplumun törelerinin veya karşılıklı menfaat ilkelerinin
gerektirdiğinin çok daha ötesinde vericiliğe sahip, üstün bir sevgi
kavramının altını çiziyoruz. Skeçlerimizin birçoğu, ağırlıklı olarak
ben*merkezci davranışları hicveden ve bu tür yaklaşımların
basiretsizliğini sergileyen mizahi unsurlar içermektedir. Pandomim
sanatının çocuksu masumiyeti, önyargıları yumuşatabilmekte ve idrak
edilememiş gerçekleri izleyicilerin yüreğine nazikçe işlemeye imkân
tanımaktadır.
|
 |
|
Bu topluluk, kişisel bir trajedi sonucu doğmuştur.
Topluluğun kurucularından birinin annesi, 2006 yılında evinin
yakınlarında yürüyüş yaparken dikkatsiz bir sürücü tarafından öldürüldü.
Kurucu, yüreğinin derinliklerinde yaptığı bir yolculuğun ardından kendi
yaşamında sevgi konusunda büyük bir eksiklik olduğunu keşfetti. Sevgiyi
aramak için çabalarken, başkalarını da aynı arayışa yönlendirmek
arzusuyla büyük bir sevinç hissetmeye başladı.
Marcel Marceau, pandomim sanatını “yüreğin dili”
olarak adlandırdı. Böylece, pandomim sanatının başka insanların
yüreklerinde sevgi özlemi uyandırmak için mükemmel bir araç
olabileceğini anlaşıldı. Pandomim kültür, yaş, cinsiyet, ideoloji, etnik
köken, dil, zihin kapasitesi, sosyal statü ve hatta işitme becerisi gibi
sınırların tümünü aşmayı ve mesajını iletmeyi başarmaktadır.
Araştırmalar, kullandığımız sözcüklerin iletişimin yalnızca %7’lik
bölümünü oluşturduğunu göstermektedir. Gerçekleştirdiğimiz pandomim
etkinlikleri, sözsüz iletişimin ne kadar etkili olabileceğini bizlere
göstermiştir.
|
 |
 |
Pandomim, ince bir sanattır. Açık
meydanlarda veya alışveriş alanlarında, toplum düzenini ya da ticari
faaliyetleri aksatmadan icra edilebilir. Mesajını izleyicilerin zihnine,
kendi rızaları olmaksızın zorla sokmaz. İcra ettiğimiz pandomim skeçleri
günlük yaşamdan, zamanla doğruluğu teyit edilmiş özlü sözlerden ve eski
çağ bilgeliğinden esinlenmektedir. Pandomim, bu sanatı icra eden
sanatçıyı mimiklerini ve ifadelerini herkes tarafından bilinen ve
paylaşılan düzeye indirgemeye mecbur bırakır. Yorum ve sonuç çıkarma
aşaması izleyicinin kendisine bırakılır. İzleyici de bunu, kendi
tecrübelerine dayanarak gerçekleştirir. Örneğin, müzik enstrümanlarının
“ima edildiği” bir skeçte, oyuncu bir gitar çaldığını hayal etmektedir.
Ancak izleyicilerden biri kendi zihninde bir bağlama hayal edebilir.
Nötr renkler (siyah ve beyaz), cildi ve saçları bütünüyle örten uzun
kollu gömlekler, pantolonlar ve şapkalar oyuncular arasındaki fiziksel
farklılıkları en az seviyeye indirger. Pandomim sanatı, insanların genel
olarak düşündüğümüzden çok daha fazla ortak yanı olduğu gerçeğini
vurgular. |
|
Türkiye’den ve diğer uluslardan gönüllülere eğitimler
vermekteyiz. Topluluğumuza katılanlar, insanların önünde özbilinçlerini
yenme fırsatı bulmakta, farklı kültürlerden oluşan ve sevgi yaymak için
birlikte çalışan bir topluluğun parçası haline gelmektedir.
Topluluğumuza 2008 yılında Türkiye’de yaşayanların yanı sıra Romanya ile
ABD’den gelen misafir gönüllüler katılmıştır. Eğitim almak için
Romanya’dan gelen bir devlet okulu öğretmeni, öğrencilerini eğiterek
temel pandomim becerileri kazandırmıştır. Bu grup artık, engelliler de
dâhil olmak üzere diğer çocuklar için gösteriler düzenlemektedir. Bu
öğretmen, böylece en zorlu bazı öğrencilerinin enerjilerini, başkalarına
yararlı olabilecek biçimde kanalize etmeyi başarabilmiştir.
Kanser ve başka ağır hastalıklar
yüzünden tedavi gören çocukların yattığı hastanelere gösteriler yapmak
üzere davet edilmekteyiz. Ayrıca, kâr amacı gütmeyen ve çeşitli
hastanelerde yatan çocuklara moral vermeyi amaçlayan bir cemiyetin
üyelerine ücretsiz pandomim eğitimi verme ayrıcalığına sahip olmuş
bulunuyoruz.
|
 |
|
TOPLULUĞUMUZUN
ADI NEDEN “KALP ATIŞI”?
|
|
Topluluğumuz, evli
bir çift tarafından kurulmuştur. Kuruculularımızdan biri, 1997 yılında
Türkiye’ye taşınmadan önce durmuş kalpleri yeniden çalıştıran bir uzman
olarak görev yapıyordu. Doktorlara ve hemşirelere, insanları kalplerinin
durmasının ardından tekrar yaşama nasıl döndürebilecekleri konusunda
eğitimler vermekteydi (İleri Kalp Yaşam Desteği). Kalp hastalıkları,
dünyada önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Kanser, AIDS, sıtma ve
tüberkülozun öldürdüğü insanların toplamından daha fazla insanın ölümüne
neden olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de her iki dakikada 1, ABD’de ise
dakikada 2 insanın ölümüne sebep olmaktadır. |
 |
|
Kalp hastalıkları yaşam biçimlerindeki
küçük ve basit değişikliklerle önlenebilir. Örneğin, sigarayı bırakmak
ve sağlıksız yağları kullanmaktan vazgeçip sağlıklı yağları tercih etmek
kalp krizi ve felç riskini azaltmaktadır. Topluluğun kurucusunun, Türk
zeytinyağını “dünyadaki en büyük ölüm nedeninin en eski ve tabii ilacı”
olarak tanıtmasının nedeni budur.
|
 |
Ancak, insanlığın iyileştirilmesi bu
kadar kolay olmayan daha büyük bir kalp hastalığı vardır. Bu, koroner
(kalp atardamarı) kasların bozulması veya atardamarların tıkanmasıyla
ilgili bir rahatsızlık değildir; varlığımızın en derin parçasında
bulunan habis bir hastalıktır. Çevremizde, bu hastalığın tüm
belirtilerini görebiliriz: Depresyon ve intihar, stres ve mutsuzluk,
aile içinde çatışmalar ve ayrılıklar, ekonomik krizlerin ardından gelen
güven çöküşü, adaletsizlik ve zulüm, çevremizin tahribatı, vahşi suçlar
ve savaş… Birçok insan sevgiden yoksun hale gelmektedir. Yüreklerimiz
sanki etten değilmişçesine, taşlaşmaktadır. Bu durum o kadar yaygındır
ki, artık normal görülmeye başlanmıştır. Ancak normal değildir. Bazen
yüreklerimizi hiç durmadan TV seyrederek, yüzeysel ilişkiler kurarak,
uyuşturucu ve alkol kullanarak veya zevk ya da konfor peşinde koşarak
duyarsızlaştırmaya çalışırız. Eğitim, ekonomi, politika, bilim ve din
sayesinde hastalığın belirtilerinden bazılarını dindirmiş olsak da, bu
sözüm ona çarelerin hiçbiri sorunun köküne inmeyi başaramaz. Ölmüş
kalplerimizin yeniden çalıştırılmasına ihtiyacımız vardır. Yeniden
sevebilen yüreklere ihtiyacımız vardır. |
|
Çağdaş Türkiye’nin kurucusu Atatürk,
“yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle barış içinde yaşayan bir dünya
tasavvur etmiştir. Kalıcı barış bireylerin yüreklerinde başlar ve oradan
ailelere, komşulara, toplumlara, uluslara ve daha ötesine yayılır. Sevgi
ve barış öncelikle kendi yüreklerimizde hüküm sürmelidir. Bazı insanlar
harici düşmanlara lanetler okuyup nefreti körükleseler de, gerçek düşman
kendi içimizdedir. Eski bir Ortadoğu özdeyişi şöyle der: “Kendini
denetleyebilen kişi kentler fethedenden üstündür.” Karşılaştığımız en
büyük savaşlar, kendi içimizde olanlardır. Yüreklerimizde, hakikat
yalanlara karşı savaş açar ve yalanlar hakikati alt etmeye çalışır.
Sevgi kayıtsızlığa, bencilliğe ve korkuya karşı savaşır. Sevinç ve
bıkkınlık, tıpkı huzur ve kaygı, sabır ve öfke, nezaket ve şehvet,
cömertlik ve açgözlülük, merhamet ve öfke, alçakgönüllülük ve kibir,
iyilik ve tembellik gibi birbirlerine karşı savaş açar. Tüm bunlar,
içimizde birbirleriyle savaşır. |
 |
 |
Bir pandomim gösterisini izlemek buz gibi
soğumuş bir yüreği canlandırmaz, ama bir umut ışığı yakabilir. Bu,
“Yalnız olmadığını bilmekten” ileri gelen bir umut ışığıdır. Başka bir
eski özdeyiş şöyle demektedir: “Yürek kendi acısını bilir, Sevinciniyse
kimse paylaşmaz.” Kalp hücrelerinin içine, kalbin ahenk içinde atmasını
sağlayan bir yapıtaşı yerleştirilmiştir. Bilim adamları farklı
ritimlerde atan iki kalp hücresini almış ve bu hücreleri birbirleriyle
temas edebilecekleri bir yere koymuşlardır. Bunun sonrasında, hücrelerin
birbirine uyum sağladıklarını ve aynı ritimde atmaya başladıklarını
görmüşlerdir. Pandomim sanatında yürekten yüreğe iletişim söz konusudur.
Pandomim sanatçısı ve izleyici sadece yürek dilini konuşarak bu gizli
ritmi yakalayabilir. Büyük sevinç, keder, mizah, hakikat ve sevgi,
izleyici kendi düşünceleriyle ve sessizce mesajı yorumlarken izleyicinin
yüreğine ulaşabilir.
|
|
“Kalp Atışı” Pandomim Topluluğu’nun
amacı, soğumuş yüreklerin canlandığını görebilmektir. Sergilediğimiz
pandomim gösterileri sağlıklı olanlara ulaşmayı değil, kalpleri fena
halde kırılmış, yürekleri kederle dolmuş, yüklerle ağırlaşmış kişilere
ulaşmayı amaçlamaktadır. Amacımız insanları harekete geçirip kendilerine
sorular sormaya yönlendirmek ve onları yeniden atmaya başlamış, hakiki
sevgiyi verebilecek ve de tecrübe edebilecek bir yürek arayışına sevk
etmektir. Yüreklerine dokunmayı başardığımız insanlarla sevgi hakkında
sohbet toplantıları düzenlememizin nedeni budur.
|
 |
 |
MALİYET:
İşe en temel ve de basit malzemeler olan zamanımız ve de fiziksel
varlığımızla, çok az gereç kullanarak başlıyoruz. Sanatımızı, ücretsiz
olarak icra ediyoruz. Oyuncularımızın tümü gönüllü olup, bütün
etkinliklerimiz gönüllü hizmet temeline dayanmaktadır. Sahip olduğumuz
her şeyi karşılıksız aldığımız gibi, karşılıksız olarak vermeyi
ayrıcalık sayıyoruz. |
|
DAVET:
Eğer bütün bunlar size idealist saçmalıklar olarak geliyorsa, lütfen
bizleri göz ardı etmekten çekinmeyin. Sessizce iletişim kurmaya
çalıştığımıza göre, bizleri göz ardı etmek son derece kolaydır. Fakat
yüreklerinizin derinliklerinde bir yerlerde bizim düşüncelerimizle uyum
içinde atan bir kıpırtı hissediyorsanız, lütfen bize katılın. Sizlerle
buluşmaktan, bir bardak çayı paylaşmaktan mutluluk duyarız. “Sevgi
Sohbetlerimiz”e katılmak isteyen herkesin başımızın üstünde yeri
vardır. Eğer İzmir’de yaşıyorsanız, yanınıza gelip sanatımızı sizlerin
önünde icra etmekten mutluluk duyarız. |
|
Sevgilerle,
D&A
(Dennis & Alexandra) |
|
|